Pazar, Eylül 11, 2005

Onlar ve Biz

Bindallispor ile Alyazmalispor’un macini izlediniz mi ana haber bultenlerinde?

Simdi adini hatirlayamadigim dogu veya guneydogudaki bir koyumuzde “salvarli ve yazmali kizlarimiz” futbol takimi kurmuslar mac yapiyorlar. Kameralar bir zorlukla kosmalarina ragmen heyecanla top pesinde kosturan genc kizlari, bir cevrede merakli gozlerle olan biteni izleyen (yine salvarli) teyzeleri, dusunceli amcalari cekiyor.

Bu haberin aynisini, ayni goruntuler ile gecen sene de izledigimden emindim, ama dayanamayip bu kez de izledim. Hemen ardinan cikan “buyuk polemik: tursu sirke ile mi yapilir limonla mi?” haberini izlerken benim aklim hala bir onceki haberde kalmisti.

Ayni haberin basketbol versiyonu bir kac gun sonra Savas Ay’in programinda yayinlandi. Bu kez araya bir de Mahsun Kirmizigul temasi serpistirilmisti. Once Savas Ay denen “gazeteci” gorunuyor ekranda ve “gozlerinize inanamiyacaksiniz, Mahsun’la basketbol oyanayan salvarli kizlar potanin perilerine tas cikardi” gibi sacmasalak bir on konusmadan sonra yine tahmin ettiginiz sacmasalak goruntuleri yayinliyor.

Iki “haber” de artik normallestirdigimiz, Dogulu insanimiza ve oradaki kosullara sanki yasananlar bir sakaymis gibi bakisimizin birer sembolu. Ulkedeki kulturel ve ekonomik ucurum onumuze eglendirici haber olarak sunuluyor, ve tepkimiz salvariyla ve lastik ayakkabilari ile kosturan kizlarimiza bakip gulumsemeyi gecmiyor.

Edward Said “Orientalism” isimli basypatinda genel somurgecilik felsefesi dahilinde Bati’nin Dogu’ya bakisini soyle karakterize eder:

“…[the Oriental] is depicted as something one judges (as in a court of law), something one studies and depicts (as in a curriculum), something one disciplines (as in a school or prison), something one illustrates (as in a zoological manual)”

“Dogulu, yargilanan (bir mahkemede oldugu gibi), incelenip tarif edilen (bir ogretim mufredatinda oldugu gibi), disipline edilen (bir okul veya hapishanede oldugu gibi), ve resmedilen (bir zooloji el kitabinda oldugu gibi) bir olgu olarak algilanilir”

Said’in bu gozlemlerini bugun Turkiyede yasadigimiz durumu aciklamak icin kullanamak belki de onun dahisinden biraz fazlaca yararlanmak olur. Ama Said’in bahsettigi “ust-alt kultur” iliskisinin, Bindallispor-Alyazmalispor macini haber olarak izleyen genis kitlelerin dusunce yapisini aciklamakta hic degilse bir referans noktasi oldugu kesin.

Bu dusunce yapisinin temellerini yikmamizin ne kadar surecegini kestiremiyorum. Ama bu bakis acisi surdugu surece, “Dogu’daki kizlarin futbol maci” haberleri ile “yine terror dehseti” haberlerini ardarda izlemeye devam edecegimiz konusunda garip bir his var icimde.

3 Comments:

At 8:41 ÖÖ, Blogger darrelandres3746 said...

i thought your blog was cool and i think you may like this cool Website. now just Click Here

 
At 7:40 ÖS, Anonymous zerul said...

o takım bursada canım.

 
At 8:35 ÖS, Blogger M. Alper Bahadir said...

Ben de blogu kapattik sanmistim. Takimin nerede oldugu onemli degil ki. O insanlarin yaratilan kimlikleri yine de "dogulu", fiziksel konumlari ne olursa olsun.

 

Yorum Gönder

<< Home