Pazartesi, Haziran 20, 2005

Siyasi Islam ve CHP

ABD'nin Iran politikasi konusundaki tutarsizliklari gun gibi ortada. Bunun sebeplerini dusunurken bir de sunu fark etmemiz lazim: ABD, soylemleri ile bu soylemlerin gerektirdiklerini yerine getirirse basina geleceklerin korkusu arasinda sikismis durumda. Bugun Arap dunyasinin bir cok ulkesinde katilimci demokrasi gelecek olsa, su anki -dis politikada- "ilimli" diktatorlerden cok daha sert, cok daha Islami duzene dayali rejimler ortaya cikacak. Bunu bilen bir suru Arap diktator "Ben ipleri salarsam basa teroristler gecer" retorigi ile de bu durumdan yillarca istifade etti zaten. Bu konuda kesinlikle okunmasi gereken bir makaleyi size onermek isterim:

Fareed Zakaria, "Islam, Democracy and Constitutional Liberalism", Political Science Quarterly , Vol. 119, No. 1, 2004.

Simdi Burak'a katilmadigim bir kac noktanin altini cizmek istiyorum: Birincisi "Iran'da reformcular yukselirken Turkiye'de Islamcilar basa geliyor" yorumunu kabul edemiyorum. Iran yillardir sosyal dengesizliklerle bogusan bir ulke; su andaki reformcu hareketin ne surdurulebilir olduguna ne de Iran icin mukemmel sonuclar doguracagina inanmiyorum. Turkiye'de ise dinin siyasete alet oldugu gunler ne mutlu ki buyuk olcude sona erdi. Turkiye'deki entellektuel kesimin buyuk cogunlugu yillardir buyuk bir yanlis icinde Islami hareketin ya baski ile, ya siyasi hezimet ile (CHP veya turevlerinin iktidara gelmesi gibi), ya da bir askeri darbe ile "son bulacagini" saniyordu. Fakat bunun yerine bugun ezici bir cogunlukla basa gecen (ve genel secimlerden bugune de popularitesini gunden gune arttiran) bir AKP ile karsi karsiyayiz. Peki AKP bunu nasil basardi? Dinle ilgili vaatlerde bulunarak mi? Hayir; aksine gecmiste surdurulen dini istismarin yanlisligini, ve Turkiye'nin geleceginin AB'de yattigini vurgulayarak.

"Biz artik degistik" retoriginin gecerliligini kesinlikle savunmuyorum. Fakat bu davranisi elestirirken altinda yatan bir gercegi de gozden kacirmayalim: AKP'nin "degisme"si, ve bu "degisim" sonuncunda %35lik bir oya ulasmasi, Turkiye'de rejimle bir turlu barisamamis buyuk bir azinligin da "degisme"sinin isaretidir. Bu insanlar yillardir istismar edildiklerinin, kendilerine verilen vaatlerin en iyi ihtimalle bos oldugunun farkina vardilar. Tabii ki daha derin bir sosyoljik analiz yapilabilir: genc nesilin etkisi, ordunun baskisi vs. de elbette bu anlamda etkili oldu. Fakat ne olursa olsun, ve AKP kesinilikle ideal bir iktidar (veya siyasi hareket) olmasa bile, toplumun "istismar edilmis islamci" ve "urkmus laik" gruplarini baristirma adina en olumlu siyasi gelisme olarak kendini kanitladi.

Sunun da farkina varalim: dini istismar iki sekilde yapilir: Ya Islamci bir hareket olarak dini somurerek oy toplamaya calisirsiniz, ya da kendinizi bu hareketin karsiti (ve hatta tek alternatifi) olarak gosterip, halki "urkuterek" oy toplamaya calisirsiniz. Siyasi Islam hareketinin en guclu oldugu donemlerde iki cesit somuru de sonunda kadar isletildi. Bugun ise Islamci somuru buyuk olcude azaldigi halde, CHP gibi irrasyonel, elitist, ve toptan anlamsiz bir partinin anlamsiz cikislari sayesinde korkunun somurusu devam etmekte. Bugun CHP muhalefetinin en agir topu "aman bize oy verin, AKP'nin gizli gundemi var, biraz daha oy toplayip sonra devleti seriata teslim edecekler" argumani ise, bu partinin derneklestirilmesi konusunu sakadan cikarip ciddi olarak tarismaliyiz bence.

Bu konu burada daha cok taritisilacak, o yuzden fazla uzatmadan bir kac fikrimi hizlica belirtmek istiyorum:

-Turbanin "yapay gundem" oldugu fikrine kesinlikle karsiyim.
-Turkiye'nin "Musluman laik ulke" olarak nitelenmesinde bir sorun goremiyorum. Buradaki "Musluman" nitemesi devlete yonelik degil, halkin cogunluna yonelik bir niteleme. Zaten bir devletin ayni anda hem "Musluman" hem de "laik" olmasi soz konusu olamaz.

-Burak ve bu konuda onun gibi dusunen "urkutulmus" kesimin mensuplarina dair beni en cok kizdiran nokta Islam ile Islamin siyasete alet edilmesi arasindaki cizgiyi sik sik kaybetmeleri. Belki Burak sadece ilginc bir istatistik olarak sundu bunu ama, Turkiye'de kac kisinin Cuma namazina gittigi hicbirseyin olcusu degildir. Biz yillardir o insanlarin Cuma'ya gitmesini engelleyip, onlari kafamizdaki "ideal modern Turk"e cevirmeye calistigimiz icin bu buyuk sorunlarla karsilastik zaten. Halbuki bu insanlarin buyuk cogunlugu zaten kafasinda (kafalari siyasal Islam'a tepki olarak gelen baskici "laiklik"le karistirilana kadar) Cuma'ya gitmek ile seriatla yonetilmemek arasindaki uyumu yaratmisti, veya yaratacak acikliga sahipti.

CHP omru dolmus hareketlerin hortlakciligini yapmaya devam ettikce, toplumun yaralarinin kapanmasi ne yazik ki daha da gecikecek.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home